Eagle Eye Cherry' den geliyor, " Falling In Love Again "


Efendim sözler de şöyle yazılmış;

Im so tired
Of falling in love
Finding it easier to fall out
Cant deny it
I feel it inside cupids fire
I cant hide

Im falling in love again
Aint nothing I can do
Falling in love again
Girl this time its with you
When I fall
Its always the same
And Im so tired
Of playing this game

Its been so long now
Since I gave up my heart
Ive kept it locked down
I dont wanna get it harmed
So let me tell you now
I just want to be sure
That you wont hurt me
Can you promise me that

You got to tell me
If youre going to break my heart
cos I dont wanna take the chance
And if it aint true
All its gonna be
Is nothing but a poor romance
So give me that promise to hold on
And Ill never let you go
We gotta have something to go on
Im letting you know now


EkleBunu RSS Ekle Butonu

Ben Mustafa'yı gördüm...

Can Dündar' ın yazıp yönettiği Mustafa filmi fazlasıyla tartışma yarattı. Atatürk' e, hiç alışmadığımız bir açıdan yaklaşan, onun sıradan insanlardan hiçbir farkı olmayan, acılarını korkularını, sevinçlerini hüzünlerini gözler önüne seren filmi vizyona girdiği gece izleme fırsatım oldu. Beklentilerimin aksine, savaş sahnelerinin çok az yer aldığı, Atatürk' ün özel hayatına odaklanmış bir hikaye ile karşılaştım. Atatürk' ün benim gibi etten kemikten bir insan olduğunu, benim gibi karanlıktan korktuğunu, kadınlarla iyi geçinemedğini, cesaretini, kurnaz politikalarını, eşsiz bir kumandan olduğunu ve daha birçok şeyi bir arada gördüm. Bana kitaplarda ezberletilenin dışında, bambaşka bir lider, bir ağabey bir baba imajı oluştu zihnimde Gazi ile ilgili. Filmi izleyen birçok kişi gibi, "ah orada ben de olsaydım, onu teselli edebilseydim, rakı kadehini ben doldursaydım, masada oturup bir çift laf etseydim" i hissettim. Atatürk' ün arkadaşı oldum, annesi oldum, silah arkadaşı oldum., kendisi oldum. Dokunulmaz Mustafa Kemal Atatürk' e dokundum.

Gelelim filmi izledikten sonra kıyamet koparan ezberci Kemalistlere. Senelerdir putlaştırılmış bir Atatürk imajı üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanlar, aslında günümüzdeki Atatürk düşmanlığının sebebinin bu dogmatik yaklaşımları olduğunun farkında olamadılar maalesef. Kimse Atatürk' ü konuşamadı, eleştiremedi ve en acısı tanıyamadı. Esasında sıradan vatandaştan bir farkı olmayan Mustafa'ya beslenen düşmanlığın ve putlaştırma çabalarının altı tamamen boşaldı. Gökkubbenin kral dairesine oturttukları Atatürk ' ü siyasi bir rant aracı olarak kullananlar, Mustafa' yı cumhuriyetin 85. yılında tanıma şansı bulan halka bundan sonra ne anlatacaklar merak ediyorum. Atatürk' ü bir ezber haline getirmek, onun devrimine yapılmış en büyük ihanettir. Hangimiz okul kitaplarında karga kovalayan çocuk Mustafa'yı, geceleri karanlıktan korkan kumandanı okuduk ?

Can Dündar' ın yaptığı bu film, cumhuriyet tarihini 85 yıldır anlatmayı becerememiş bu millete bir hatırlatmadır. Atatürk' ü dokunulmaz hale getirip, halktan koparan ideolojiye bir tokattır. Bundan sonra, daha büyük bütçeli Kurtuluş Savaşı ve Atatürk filmleri yapılacak eminim. Böylesine başarılı bir işe " Atatürk' ü yüceltmeyen bir film" olduğu için sponsor olmaktan vazgeçen, Recep İvedik filmine milyonlar akıtan, Terör Kahramanlarına Destek kampanyasına sadece ve sadece 250.000 Ytl bağış yapan Turkcell ( Cem Yılmaz bile 350.000 Ytl bağışlamıştı ) , beğenmediği bu filmin karşısında Atatürk' ü yüceltecek nasıl bir işe kalkışacak merakla bekleyeceğim.

Atatürk' e dokunmamı sağlayan bu filmi yapan Can Dündar' a minnettarım. Ne mutlu bu filmi izledikten sonra Mustafa'yı görebilene...


EkleBunu RSS Ekle Butonu