Eagle Eye Cherry' den geliyor, " Falling In Love Again "


Efendim sözler de şöyle yazılmış;

Im so tired
Of falling in love
Finding it easier to fall out
Cant deny it
I feel it inside cupids fire
I cant hide

Im falling in love again
Aint nothing I can do
Falling in love again
Girl this time its with you
When I fall
Its always the same
And Im so tired
Of playing this game

Its been so long now
Since I gave up my heart
Ive kept it locked down
I dont wanna get it harmed
So let me tell you now
I just want to be sure
That you wont hurt me
Can you promise me that

You got to tell me
If youre going to break my heart
cos I dont wanna take the chance
And if it aint true
All its gonna be
Is nothing but a poor romance
So give me that promise to hold on
And Ill never let you go
We gotta have something to go on
Im letting you know now


EkleBunu RSS Ekle Butonu

Ben Mustafa'yı gördüm...

Can Dündar' ın yazıp yönettiği Mustafa filmi fazlasıyla tartışma yarattı. Atatürk' e, hiç alışmadığımız bir açıdan yaklaşan, onun sıradan insanlardan hiçbir farkı olmayan, acılarını korkularını, sevinçlerini hüzünlerini gözler önüne seren filmi vizyona girdiği gece izleme fırsatım oldu. Beklentilerimin aksine, savaş sahnelerinin çok az yer aldığı, Atatürk' ün özel hayatına odaklanmış bir hikaye ile karşılaştım. Atatürk' ün benim gibi etten kemikten bir insan olduğunu, benim gibi karanlıktan korktuğunu, kadınlarla iyi geçinemedğini, cesaretini, kurnaz politikalarını, eşsiz bir kumandan olduğunu ve daha birçok şeyi bir arada gördüm. Bana kitaplarda ezberletilenin dışında, bambaşka bir lider, bir ağabey bir baba imajı oluştu zihnimde Gazi ile ilgili. Filmi izleyen birçok kişi gibi, "ah orada ben de olsaydım, onu teselli edebilseydim, rakı kadehini ben doldursaydım, masada oturup bir çift laf etseydim" i hissettim. Atatürk' ün arkadaşı oldum, annesi oldum, silah arkadaşı oldum., kendisi oldum. Dokunulmaz Mustafa Kemal Atatürk' e dokundum.

Gelelim filmi izledikten sonra kıyamet koparan ezberci Kemalistlere. Senelerdir putlaştırılmış bir Atatürk imajı üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanlar, aslında günümüzdeki Atatürk düşmanlığının sebebinin bu dogmatik yaklaşımları olduğunun farkında olamadılar maalesef. Kimse Atatürk' ü konuşamadı, eleştiremedi ve en acısı tanıyamadı. Esasında sıradan vatandaştan bir farkı olmayan Mustafa'ya beslenen düşmanlığın ve putlaştırma çabalarının altı tamamen boşaldı. Gökkubbenin kral dairesine oturttukları Atatürk ' ü siyasi bir rant aracı olarak kullananlar, Mustafa' yı cumhuriyetin 85. yılında tanıma şansı bulan halka bundan sonra ne anlatacaklar merak ediyorum. Atatürk' ü bir ezber haline getirmek, onun devrimine yapılmış en büyük ihanettir. Hangimiz okul kitaplarında karga kovalayan çocuk Mustafa'yı, geceleri karanlıktan korkan kumandanı okuduk ?

Can Dündar' ın yaptığı bu film, cumhuriyet tarihini 85 yıldır anlatmayı becerememiş bu millete bir hatırlatmadır. Atatürk' ü dokunulmaz hale getirip, halktan koparan ideolojiye bir tokattır. Bundan sonra, daha büyük bütçeli Kurtuluş Savaşı ve Atatürk filmleri yapılacak eminim. Böylesine başarılı bir işe " Atatürk' ü yüceltmeyen bir film" olduğu için sponsor olmaktan vazgeçen, Recep İvedik filmine milyonlar akıtan, Terör Kahramanlarına Destek kampanyasına sadece ve sadece 250.000 Ytl bağış yapan Turkcell ( Cem Yılmaz bile 350.000 Ytl bağışlamıştı ) , beğenmediği bu filmin karşısında Atatürk' ü yüceltecek nasıl bir işe kalkışacak merakla bekleyeceğim.

Atatürk' e dokunmamı sağlayan bu filmi yapan Can Dündar' a minnettarım. Ne mutlu bu filmi izledikten sonra Mustafa'yı görebilene...


EkleBunu RSS Ekle Butonu

Hoşgeldin Google Chrome!





Tarayıcı savaşları tüm hızıyla sürmekte. Seneler boyu kullanmaya mahkum edildiğimiz Internet Explorer' ın günümüzde birçok alternatifi çıktı. Netscape, Opera, Safari, Firefox derken tarayıcı teknolojilerine bir alternatif de Google' dan geldi, Google Chrome... İlk bakışta fazla sade olarak algılanabilecek olan Google Chrome, biraz kullandıkça çarpısı özellikleriyle sempati toplamaya başlıyor. Daha fazla bilgi almak için bu linke tıklayın.. Hayırlı uğurlu olsun..

EkleBunu RSS Ekle Butonu

MOLLALAR İRAN' A !!!





Atatürk aldığı yetkiyi kötüye kullanmışmış, Kurtuluş Savaşı islami değerler adına yapılmışmış, bu ülke İngilizlerin elinde olsa daha özgür yaşayacaklarmış, Humeyni yi çok sevip Atatürk' ü sevmezlermiş .. Yazıklar olsun. Bu vatan için emek veren herkes suratınıza sabah akşam sıçsa az gelir...

MOLLALAR İRAN' A !!!


EkleBunu RSS Ekle Butonu

İnternette çareler tükenmez : Vtunnel.com

Artık Youtube' ün, periyodik olarak kapatılmasına alıştık. Atatürk' e hakaret içeren videolar yüzünden defalarca kapatılan Youtube' ü izlemek için Vtunnel.com' a giriyorsunuz, hemen sayfanın ortasındaki satıra, www.youtube.com yazıyorsunuz ve işe Youtube karşınızda! Sansürcü hükümetimize kapak olsun! Atatürk' e yapılan hakaretleri, yine Atatürk' ün kurmuş olduğu ülkeye izletmeyerek gerçekten büyük iş başarıyorsunuz. Bravo !!!
EkleBunu RSS Ekle Butonu

Mor ve Ötesi kime " dokundurdu" ?



Senelerden sonra "Dünya Yalan Söylüyor" albümlerinde yakaladıkları sound çok hoşlarına gitmiş olacakki, Mor ve Ötesi, hala aynı sound da üretmeye devam ediyor. Benim de hoşuma gidiyor. Türkiye standartlarının üzerinde müzik yapıyorlar diyebilirim.Eurovision 2008' e Türkiye' yi temsilen katılan Mor ve Ötesi yarışmayı 7.cilikle tamamladı. Bence daha yüksek bir puan almaları gerekiyordu. Eurovision' un politik çevrelerce manipüle edildiğini düşünecek olursak, bu Türkiye' ye verilmiş önemli bir mesaj olabilir. Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi popülarite kaybettirmek, AB masalları ile uyutulan ülkemizi birkez daha aşağılamak niyeti gibi birtakım senaryolar üretebiliriz bu sonuç ile ilgili. Benim özellikle dikkat çekmek istediğim husus, Deli şarkısının sözleri. Aşağıya sözleri kopyaladım. Teori üretmeyi seven biri olarak, "Beni büyütün, ağlatmayın, Sevginiz nerde övündüğünüz, Beni büyütün, ağlatmayın ,Sahte düşlerle oyalamayın" sözlerini duyduğumda, politik çıkışlar yapmayı seven grubun, bu sözleriyle AB - Türkiye ilişkilerine gönderme yaptığını düşündüm. Ayrıca " Dört yanım akıllı, Bir ben deli " sözleri de , yine Avrupa' ya bir serzenişmiş gibi algıladım. Sonuç olarak, gecenin en kaliteli müziğini yapan bir grup gördüm sahnede. O da Mor ve Ötesi' ydi. Tebrikler.

Mor ve Ötesi - Deli

Sözler:

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş
Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor direniyor direniyor

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

Bir akıllı bir yarım deli
Dört yanım akıllı bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli bir ben deli
EkleBunu RSS Ekle Butonu

No Country For Old Men - Yorum

Uzunca zamandır yazı yazmıyordum. Bir film yorumu ile kaldığım yerden devam ediyorum. Bu gece 2007 Coen Kardeşler yapımı olan " No Country For Old Men " ' i izledim. Uzun süredir böyle enteresan bir film izlememiştim diyebilirim. Kurgusu son derece ilgi çekici. Son derece sıradan bir hikaye olması bir tarafa, senaryo örgüsünün bir "esasoğlan" yaratmıyor olmaması ilginç. Çok fazla detay vermeden bahsedeyim. Ortada uyuşturucu mafyasından kaçırılan yüklüce bir para var. Birileri bu paranın peşinden giderken birtakım olaylara karışıyorlar. Alışık olduğumuz, filmin sonunda bir kahramanın çıkıp parayı alması, veya parayı alanları öldürmesi... Öyle bir kurgu var ki, ne olaylar tamamlanıyor ne de kahramanlar oluşuyor. Olayların bir yerde birbirine bağlanacağı umudu filmin son karesine kadar sürüyor. " Lucky Number Slevin " benzeri bir son beklerken, filmin sonunda neredeyse hiçbir şey olmuyor. :) . Çok fazla kafa bulandırdım. En iyisi siz bu filmi izleyin...
EkleBunu RSS Ekle Butonu

Facebook kullanabilenler ve kullanamayanlar,

Yaklaşık 1 yıl önce patladı Facebook furyası. İlgili olanlar birkaç yıldır haberdar esasında bu siteden. Türk insanının Facebooklaşması ise birkaç ay öncesine dayanıyor dediğim gibi.

Furya ilk başladığında bir heyecan sarıldı herkes Facebook' a. İlkokul arkadaşları bulundu buluşuldu, haber alınamayan eski sevgililer hakkında haberler alındı, ebeler bile bulundu hatta bu dipsiz kuyuda... Ancak gel zaman git zaman olayın suyu çıkmaya başladı. " Alışmadık götte don durmaz " derler ya hani, aynen öyle bir hale geldi bu Facebook bazılarının sayesinde.

Facebook' u Facebook yapan üyelerin geliştirdiği application lar ve diğerlerinin ne yaptıklarından haberdar olmamızı sağlayan "feed" olayı. Application ların çoğu gereksiz , vakit öldürücü veya bazıları için vakit doldurucu olarak nitelendirilebilir.Vampirler, kurtadamlar, içki gönder içsin çiçek gönder sulasınlar, çeşit çeşit wall lar falanlar filanlar..Kaçı geyikten başka bir işe yarıyor , ekleyenlere sormak lazım..

Eleştirmek ve hatta nefret kusmak istediğim kişiler, önüne gelen her application u profillerine ekleyerek, sayfalarını Halkalı çöplüğüne dönüştürenler. Çoğu, ne olduğu bilinmeden, sadece arkadaşında var diye eklenmiş onlarca application kirletiyor üyelerin profil sayfalarını. Bu şekilde çöpe dönüştürülmüş bir profil gezerken, sayfanın ortalama 2 dk. da yükleniyor olması beni hasta ediyor, beynimde tümör oluşumuna davet çıkarıyor.

Diğer bir yandan, son derece faydalı application lar da mevcut. Kullanmayı bilenler için Facebook gerçekten bir hazine niteliğini taşıyor. Kullanmayı bilmeyenler için de vakit kaybı oluyor bir yerden sonra.

Yakın bir arkadaşım aynen şöyle ifade etti facebook la ilgili görüşünü ;

" Abi çok vaktimi alıyor, vampirler kurtadamlar falan, o yüzden ben de üyeliğimi sildim! " .

Facebook nasıl kullanılır diye özel ders vermeyi düşünüyorum. Müşteri çıkar mı acaba ?

Sevgiler,



EkleBunu RSS Ekle Butonu

Farım da açık yolum da!!!

Bundan birkaç sene önce, televizyonlar ve gazeteler aracılığıyla yürütülen, "Farım da açık yolum da" kampanyasını belki hatırlarsınız. Bu kampanyayla ilgili enteresan bir anımı paylaşmak isterim.

Kadiköy Altıyol civarlarında arabamla seyir halindeyim. Gündüz vakti olmasına rağmen, arabamın farları yanıyor. Ne de olsa televizyonlar bas bas bağırıyor " farını aç vatandaş gündüz de olsa aç " diye... Bir trafik polisi yanından geçerken eliyle " farların yanıyor " işareti yaptı. Kampanyanın bana verdiği cesaretle arabamı sağa çektim ve polis efendiye sordum. " Abi kampanyadan haberin yok mu? Gündüz de farlarınızı yakın diyorlar." . Şöyle bir cevap aldım ve dumura uğradım ; " yok be kardeşim yalan o sen inanma , kapat farını milletin gözünü almasın...!!! " . :)))

2003 yılında, The Marketing Agencies Association Worldwide (MAA Worldwide) tarafından, pazarlama dünyasının en iyilerine verilen GLOBES ödülüne layık görülen kampanya, bir trafik polisinin ellerinde son bulmuş oldu benim için.. :)

Not : Gündüzleri farları yakmak, diğer sürücüler ve yayalar tarafından farkedilmek adına gerçekten çok önemli bir detay. Siz siz olun, gündüzleri de arabalarınızın farlarını yakın. Hem fazladan masrafı da yok, hatta bedava ...

Şu haberi okuyunca bu yazıyı yazayım dedim, ilgililere duyurulur..




EkleBunu RSS Ekle Butonu

Deniz kaplumbağalarını korumak için başıboş köpekler öldürülecek

Bangladeş'te türü tükenme tehlikesi altında olan deniz kaplumbağalarını korumak için başıboş köpekler öldürülecek.
Bangladeş'in güney sahillerinde hayvan uzmanları ve gönüllüler, deniz kaplumbağalarını tehdit eden başıboş köpek avına çıktı. Çevre Bakanlığına bağlı Doğal Yaşamı Koruma Dairesinden bir yetkili, deniz kirliliği ve yasa dışı balıkçılığın yanı sıra başıboş köpeklerle tilkilerin, sayıları giderek azalan deniz kaplumbağalarının yumurtalarına zarar verdiğini belirtti. Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde, yumurtalarını bırakmak için kıyıya çıkan onlarca Olive Ridley deniz kaplumbağası ölü bulunmuştu. Deniz kaplumbağalarının en küçüğü olan Olive Ridleylerin tüm dünyada türü tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.

Yorum : Bir türün yokolmasını engellemek için diğer bir türün mensuplarının öldürülmesi ne kadar doğrudur ? "Doğal Yaşamı Koruma Dairesi" nin görevi bu mudur ? Zarar veren köpekleri öldürmek !!!. O köpek ve tilkilerin kürklerini satarak iyi para kazanbilirler esasında. Akıllarına gelmiştir mutlaka, belki de kaplumbağa yumurtaları bahanedir. Yaşama alanları biz insanlar tarafından yok edilen köpekler ve tilkilerin, üzerlerine vazife olmayan kaplumbağa yumurtası avcılığına soyunmaları son derece normal değil mi sizce ? Köpek nüfusu azalmaya başlayınca ne yapacaklar ? Onları katleden insanları mı öldürecekler acaba ?

Allah akıl fikir versin ...


EkleBunu RSS Ekle Butonu

John Rambo geri dönüyor...



Birçoğumuzun çocukluk kahramanlarından biridir John Rambo . Tek başına orduları yerle bir eden, o muhteşem savaş makinası geri dönüyor.Ben Rambo 3' ü , şimdi Marks&Spencer mağazası olarak kullanılan binada olan, Atlantik Sineması' nda izlemiştim.



Sylvester Stallone ' un yaşı da göz önüne alınacak olursa, çok büyük ihtimalle serinin son filmi olacak. Heyecanla bekliyoruz.Aşağıya trailerı da koydum..

Bir de küçük hatırlatma : Rambo 3' izleyeli tamı tamına 20 yıl olmuş. Yaşlanıyor muyuz ne ?

Lost 4 ' üncü sezon başlıyor...

Lost fanatikleri mutlaka biliyordur ancak yine de hatırlatmakta fayda görüyorum. 31 Ocak' ta , Lost' un 4üncü sezonunun ilk bölümü yayınlanacak. Trailer ı aşağıda izleyebilirsiniz. Trailer da 2 sahne beni kilitledi.
1- Kurtarma ekibinden olduğunu tahmin ettiğim bir kişinin söylediği şu cümle : " Burada olmamızın esas amacı sizleri kurtarmak değil ! "
2- John Locke silahı Benjamin' e doğrultmuş ve " goodbye benjamin " diyor. Bence John silahı doğrulttuysa vurur .

Hadi bakalım hayırlısı...



Köpekle ilişkiye 305 YTL ceza !

Bursa'da otomobilinde köpekle cinsel ilişki kurarken yakalanan 37 yaşındaki A.S. gözaltına alındı. Cinsel hastalığından dolayı köpek ile ilişkiye girdiğini iddia eden A.S.’ye 305 YTL para cezası uygulandı.
Merkez Yıldırım İlçesi Ankara Caddesi üzerinde bulunan Doğapark’ta devriye gezen askerler, otomobilde köpek ile cinsel ilişkiye giren A.S.’yi gözaltına aldı. Kendisinde ‘Bel soğukluğu’ adı verilen cinsel hastalık bulunduğunu, bu rahatsızlıktan kurtulmak için köpek ile cinsel ilişkiye girdiğini iddia eden A.S.’ye, ‘Hayvanları Koruma Kanunu ve Kabahatlar Kanunu’ kapsamında 305 YTL para cezası kesildi.

Yorumum : Bu ülkede göstermelik kanunların göstermelik cezaları, caydırıcı hale getirilmedikçe, bu tür sapkınlıkların sonu asla gelmeyecek. Bir" insan oğlu insan " , zavallı bir hayvana tecavüz ediyor, 305 Ytl ödeyerek serbest kalıyor. Bence para cezası yerine hapis cezası verilmeli.. Bana bırakılsa ben bu vatandaşımızı , hayvan barınaklarındaki kafeslerden birinin içine çırılçıplak atarım. Barınaklarda zaten köpeklerle yemek verilmiyor. En azından çok acıkınca bu sapığın etini yerler.. Hangisi vahşet olur sizce ?

İnsanlığımdan bir kez daha utandım...

Rocky' yi kurtaralım !!!

Bu mutsuz ve hasta yavruyu IBB'nin Hasdal "Rehabilitasyon" merkezinden kurtardik. Onu bir kosede olume terketmislerdi.

IBB Hasdal'dan sorumlu kisi, nasil olsa olecekleri icin onlara yemek vermege ya da tedavi etmeye gerek olmadigini soyledi.

Ona Rocky ismini koyduk.

Halen, Rocky iyilesmek icin savas veriyor. Ona iyilestikten sonra bir yuva bulmayi umuyoruz.

Yardim etmek icin, lutfen, bizimle, ivan10000@gmail.com adresinden ya da Veteriner Ali Ulker'le Arti Veteriner Kliniginden irtibata geciniz.


Ali Ulker.
Arti Veteriner Klinigi
4.GAZETEC0LER ST. UCGEN SK.A-20 T-7
LEVENT
(212) 281 73 54

http://www.facebook.com/album.php?aid=24328&l=81f0d&id=774064111




10 Jan 2008

We rescued this sad and ill puppy from the İBB Hasdal "Rehabilitation" Center. They had left him there to die on a corner.

İn the words of the person responsible for that municipal facility there is no need to feed them or care for them as they will die anyway.

We named him Rocky...

Rocky is currently fighting to get well, we hope to be able to find him a home when he gets well.

Please get in touch with us at ivan10000@gmail.com or with Ali Ulker at ARTİ if you think you could help.

Ali Ulker.
Arti Veteriner Klinigi
4.GAZETEC0LER ST. UCGEN SK.A-20 T-7
LEVENT
(212) 281 73 54

http://www.facebook.com/album.php?aid=24328&l=81f0d&id=774064111

Tarkan katillere destek oluyor !!!!




Tüm dünyada, hayvanların kürkleri için öldürülmesine karşı sürdürülen hareket her geçen gün güç kazanırken, popstarımız Tarkan, albüm kapağı için çektirmiş olduğu fotoğrafla, tüm kürk karşıtı kişilerin tepkisi ile karşılaştı. Peta Tarkan' ı uyarmak için bir kampanya başlattı. Kampanyaya bu adresten katılabilirsiniz .

Tarkan' a tepkinizi göstermek için, aşağıdaki iletişim bilgilerini de kullanabilirsiniz. Kesinlikle hakaret dolu veya aşağılayıcı söylemlerde bulunmadan mesajlarınızı faks veya mektup yoluyla gönderebilirsiniz.

Tarkan Tevetoglu
c/o Istanbul Plak Management
IMC 5.Blok No:5449
Unkapani/Istanbul
Turkey
+90 212 519 1893 (fax)


Gönderebileceğiniz örnek bir mesaj;

Sevgili Tarkan,

Bu mesajı, kürkleri için canlı canlı derileri yüzülen çaresiz hayvanlar adına yazıyorum. Günümüzde kürk endüstrisinin gerçekleştirdiği vahşet açıkça gözler önüne serilmektedir.Umarım sen de bunu farkeden kişilerden biri olursun.Furisdead.com adresinde, bu vahşeti belgeleyen videoları izleyebilirsin. Albüm kapağı için çektirdiğin fotoğrafta üstüne giymiş olduğun kürk, belki de canlı canlı derileri yüzülen zavallı hayvanlardan birine ait... Kürk giyerek, bu vicdansız katillere destek oluyorsun. Lütfen bundan sonra kürk giyme ve bu kararını basın önünde açıkla!. Aksi takdirde, sana olan tepki bir çığ gibi büyüyecek, özellikle Amerika ve Avrupa' da büyük olumsuzluklarla, protesto gösterileri ile karşılaşacaksın. Peta bu hareketine karşı, dünya çapında bir eylem başlattı, mutlaka haberin vardır. Kendi ülken olan Türkiye'de de bu tepki hareketi her geçen gün büyüyerek sana sıkıntı verecek bir hal alabilir.

Kürk giymeyi bıraktığın gün seni sevmeye ve dinlemeye devam edeceğimi bilmeni istiyorum.

Sevgiler,

......

Gerizekalı İspanyollar...

Yıllardır ürünlerini beğenerek satın aldığımız Zara' nın marifetine bakın. Önce şarkıcı Zara' yla, daha sonra da halkla ilişkiler dünyasının duayenlerinden Necla Zarakol'la uğraşmaya başlamışlar. Necla hanımefendinin soyadını "KOL" olarak değiştirmesini öneriyorlamış.Bir sonraki hedefleri de Sivas' ın Zara ilçesinin adını değiştirmek için dava açmak olacak herhalde. Bir Zara' lı olaraki bundan sonra bu gerizekalı firmadan alışveriş yapmayacağım. Siz de yapmayın. Vahşi kapitalizm, biraz vahşet sınırını aşmış görünüyor. Allah akıl fikir versin... Haberin orjinalı aşağıda.. ;




YERLİ 'Zara'NIN hukuk savaşı
İspanyol devi Zara önce şarkıcı Zara'nın tekstildeki marka kullanım hakkını aldı. Şimdi de Necla Zarakol'un soyadındaki Zara'nın silinmesini istiyor. Necla Zarakol, Zara ilçesi belediye başkanına ve şarkıcı Zara'ya ittifak çağrısı yaptı
BİRSEN ALTUNTAŞ

İspanyol moda devi Zara'nın, Necla Zarakol ve şarkıcı Zara'ya karşı başlattığı patent mücadelesi tartışma yarattı. 'Zara' adını İspanyol şirketine kaptırmamak için Sivas'ın Zara ilçesi belediye başkanı ve şarkıcı Zara'ya ittifak çağrısı yapan Necla Zarakol, "Asla bu konunun peşini bırakmayacağım" dedi.
Her şey İspanyol giyim devi Zara'nın Türkiye pazarına girmesiyle başladı. İspanyol Zara, Türk Patent Enstitüsü'ne (TPE) başvurdu. Şarkıcı Zara'nın menajeri Fazıl Kocaoğlu bundan sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:

"Avukatımız daha önce Zara adına çıkarılacak, kaleminden gömleğine kadar bütün ürünlerin telif haklarını almıştı. İspanyol Zara firması TPE'ye başvurduğunda Zara isminin tekstil ürünlerindeki haklarının bizde olduğunu gördü ve hemen dava açtı. Geçen nisan ayında sonuçlanan davayı onlar kazandı."

'Sadece 'kol'u kalsın'
İspanyol firması daha sonra Zarakol'a dava açtı. Zarakol soyadını 15 yıldır unvan olarak kullanan ve 25 yıla yakın bir süredir basın ve halkla ilişkiler sektöründe faaliyet gösteren Necla Zarakol, unvanının tescili için TPE'ye 2005'te başvurdu. İspanyol Zara'nın patent danışmanlarının itirazı üzerine Zarakol, TPE içindeki Yeniden Değerlendirme Kurulu'na gitti. Zarakol'u haklı bulan kurul bazı alanlarda Zarakol markasının kullanımına izin verdi. Sonuca itiraz eden İspanyol Zara, konuyu, "Ünümü kullanarak haksız rekabet sağlıyor" gerekçesiyle mahkemeye taşıdı. Zara, karşı dava açan Zarakol'dan tüm şirket belgelerindeki 'Zara' kısmını kaldırmasını ve sadece 'kol' kısmının kullanılmasını istiyor. Karar, Ankara Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülecek 2 davanın sonucunda verilecek. İspanyol firma, tüm dünyada içinde 'Zara' kelimesi geçen markalara benzer davalar açıyor.

'Sonuna kadar gideceğim'
Soyadı 'Sivas'ın Zara ilçesinden gelenler anlamına gelen' Necra Zarakol, İspanyol Zara'ya karşı 'eylem planı'nı şöyle anlattı:
"Hedefim Zara ilçesi ve şarkıcı Zara ile birlikte hareket etmek. Zara Belediye Başkanını arayacağım ve ona, 'Şarkıcı Zara, ben ve siz birlikte olalım, üçlü olarak Zara ismini koruyalım' diyeceğim. Birlikte hareket edeceğimizi umuyorum. Zarakol benim eşimle evlendiğimde almış olduğum soyadım. Ve bu isimle bir şirkete sahibim. Zara firması her alanı istiyor. Biz ise kendi iştigal ettiğimiz alanda, kendi konumuzla ilgili başvuruda bulunduk. Sonuna kadar gideceğim. Gerekirse Zara'ya tazminat davası açacağım. Asla bu konunun peşini bırakmayacağım. Soyadımdan vazgeçecek halim yok. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğim."

Kaynak : Milliyet.com.tr

Linkz.net yayında...

ReklamZ Piyasaya LinkZ İnternet Reklam Modelini Sundu














Türkiye’nin ilk ve tek, site içeriğine bağlı çalışan reklam modeli LINKZ pazara tanıtıldı. 2 senelik bir Ar-Ge çalışmasının sonucu ortaya çıkarılan ürün, internet reklamcılığına yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

Web sitelerinde her gün karşılaştığımız içeriğin sayısız kelimeden oluştuğunu görürüz. LINKZ, reklam verenin seçtiği kelimelerin doğru kategorilendirilmiş web siteleri üzerinde ve ziyaretçilerin odaklandığı içeriklerde reklam panolarına dönüştürülmesi olarak açıklanıyor.

LINKZ sistemi çalışırken, içerik odaklı web sitelerindeki kelimelerin dikkat çekecek bir şekilde ama ziyaretçiyi rahatsız etmeden reklam panolarına dönüştürülmesini sağlıyor. Bu yapılan çalışma çeşitli istatistiklerle rakamsal dökümlere de ulaştırılıyor.

LINKZ ile entegrasyonunu sağlamış bir web sitesinde, bir sayfa ilk yüklendiğinde teknoloji otomatik olarak devreye giriyor. Öncelikle sayfanın kategorisi tespit ediliyor ve o kategoriye verilmiş olan reklamlar saptanıyor. Bu reklamların sayfa içinde en uygun konumda olanları, sayfa yukardan aşağıya taranarak sistem tarafından tespit ediliyor. Reklam verenin belirlemiş olduğu kelimelere rastladığı anda bunları LINKZ'e özgü bir terimle “parlatılıyor”, yani sayfanın içeriğine göre daha dikkat çekici hale getiriliyor. Bu parlatma işlemi aynı sayfa içerisinde maksimum 3 farklı kelimede yapılıyor.

Kullanıcı internet sitesinde normal seyrini sürdürürken bu parlatılmış link'lerden biri üzerine mouse'u ile geldiğinde LINKZ'e özel reklam penceresi beliriyor. Bu pencerede reklam başlığı, reklam içeriği ve reklam görseli yer alıyor. Ziyaretçi reklamla ilgilenmediği durumda mouse'unu pencere dışında bir yere çekerek pencerenin otomatik olarak ekrandan kaybolmasını sağlayabiliyor. Eğer ziyaretçi reklamla ilgilenirse, pencerenin üzerine tıklıyor ve bir Internet reklamcılığı deyimiyle landing page yani tanımlanmış linke yönlendiriliyor.

Sitesi : www.linkz.net

Ormandan Gelen Çığlık


























Hava soguk , buz gibi..Ustelik birkac gundur dinmeyen kar yagiyor. Aklim ormana atilan normal kosullarda beslemeye gidebildigimiz sokak kopeklerimizde.

Kimbilir hangi sokagin kopegiydi?

Kimbilir belki de basini oksayan bir tas yemek, su vereni vardi..
Bu hayvanlarin ormanin en ucra koselerin de ne isi var??

Duran bir arac gorduklerin de yemek geldigini anliyor,onlarcasi ormanin
Derinliklerinden bir lokma ekmek kapabilirmiyim umuduyla size dogru
Kosuyor..
Bazen bu kosturmacalar da hizla giden bir kamyonun altinda kalarak
can veriyor.

Onu ezen ise, hic birsey yokmuscasina yoluna devam ediyor.
Bazen de, yolu ormanlik alana dusen elin de bira sisesiyle ,gordugu
Bir hayvani hedef tahtasina cevirebiliyor..

Bazen minik bir yavru, aldigi uyuz mikrobuyla aci icin de kivranarak
Olebiliyor..
Bazen hamile bir hayvan yavrularini ormanin derinliklerinde dogurabiliyor,
Onlara yemek bulabilmek umuduyla araniyor,hem annenin hem bebegin sonu
Mutlak olum..

Ve cogu zaman ormanin derinliklerin de olume terkedildiklerinden
acliktan olume mahkum oluyorlar..

Ormanlar onlarin dogal yasam alanlari degil…

Milyonlarca yil once evcillesmis kopekleri yaban hayatin ortasina birakan yerel yonetimleri hangi yasa ve vicdan

durduracak..!!!

Asude Ustaoglu

Istanbul Dohayko Baskani

www.yasamhakkinasaygi.com